İçeriğe geç

Kuru incir aşureyi karartır mı ?

Pusulaajans’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Kuru incir aşureyi karartır mı” konusunu sizin için araştırdık.

Kuru incir aşureyi karartır mı? Bir kazan başında başlayan hikâye

O sabah Kayseri’nin havası camdan içeri ince ince sızıyordu. Ne tam soğuktu ne de ılık… İnsan içini hafifçe titreten, “bugün bir şey olacak” dedirten bir hava vardı. Annem sabah erkenden mutfağa girmişti. Ben de her zamanki gibi günlüğümü alıp masaya oturmuş, onun hazırlıklarını izliyordum.

Aşure ayı gelince evde bambaşka bir ritim başlar bizde. Sanki zaman yavaşlar, tencere konuşmaya başlar, mutfak bir hatıra defterine dönüşür. O gün de öyleydi. Ama içimde garip bir heyecan vardı. Çünkü ilk kez aşureyi tamamen ben yapacaktım.

Annem sadece “bakıp öğren” modundaydı. Ben ise hem gururlu hem tedirgindim. Çünkü tarifler basit görünse de işin içine girince her şey değişiyordu. En çok da o soru aklımı kurcalıyordu: Kuru incir aşureyi karartır mı?

İlk hazırlık: heyecanın mutfakta yankılanması

Tezgâhın üstünde sıralanmış malzemelere baktım. Nohut, buğday, kuru fasulye, kuru üzüm, kayısı… Ve en köşede, biraz mahcup gibi duran kuru incirler.

Onlara baktıkça içimde bir şüphe büyüyordu. Çünkü geçen sene komşumuzun aşuresi hafif koyu renk olmuştu ve herkes “incir fazla kaçmış” demişti. O gün bunu yarım kulakla duymuştum ama şimdi o cümle beynimde yankılanıyordu.

Annem yanımdan geçerken sadece şunu söyledi:

“İnciri en sona bırak, yoksa renk değişir.”

Ama neden değişir? Ne kadar değişir? Gerçekten kötü bir şey mi olur?

İçimdeki merakla heyecan birbirine karışmıştı. Bir yandan mükemmel bir aşure yapmak istiyor, bir yandan da yanlış bir şey yapmaktan korkuyordum. Günlüğüme kısa bir not düştüm: “Bugün ilk kez aşure yapıyorum. En çok incir beni korkutuyor.”

Kaynama sesiyle büyüyen iç sıkıntısı

Buğdayı kaynatmaya başladığımda mutfak bambaşka bir dünyaya dönüştü. Tencerenin içinden çıkan buhar, camları hafifçe buğulandırıyordu. Kayseri’nin o sessiz sabahı, mutfağın içinde ritmik bir kaynama sesine dönüşmüştü.

Her şey yolunda gidiyordu aslında. Nohutlar yumuşamış, fasulye tam kıvamına gelmişti. İçimde küçük bir umut vardı: “Belki de bu iş o kadar zor değildir.”

Ama sonra o an geldi.

Kuru incirleri kesip tencereye attım.

Rengin değiştiği an: küçük bir hayal kırıklığı

İncirler suya değdiği anda bir şey oldu. Önce hafif bir renk değişimi. Sonra yavaş yavaş koyulaşma. Sanki tencerenin içi bir hikâyenin tonunu değiştiriyordu.

Kalbim sıkıştı.

“İşte oldu,” dedim kendi kendime. “Kuru incir aşureyi karartır mı? Evet, karartıyor galiba.”

O an hissettiğim hayal kırıklığını tarif etmek zor. Sanki emeklerim, sabahki heyecanım, mutfaktaki bütün o umut bir anda koyu bir renge bürünmüştü.

Annem yanıma geldi. Tencereye baktı, sonra bana.

Yüzümdeki ifadeyi görmüş olacak ki hafifçe gülümsedi.

“Karardı diye kötü olacak sanma,” dedi. “Aşure böyle şeylerle olur zaten.”

Ama ben o an onu tam anlamadım. İçimde küçük bir sitem vardı. Neden her şey bu kadar çabuk değişmişti?

Sabırsızlıkla pişen duygular

Tencere kaynamaya devam ederken ben sadece karışımı izliyordum. Kaşığı her çevirdiğimde renk biraz daha koyulaşıyordu. Sanki sadece tat değil, duygular da karışıyordu içine.

Bir yandan hayal kırıklığım büyüyordu, bir yandan da “belki düzelir” umudu içimde kıpırdanıyordu.

O sırada aklıma çocukluğum geldi. Annemin yaptığı aşureler… O aşurelerin rengi hiç böyle değildi ya da ben fark etmemiştim. Belki de o zamanlar renk umurumda değildi, sadece tatlı kısmı önemliydi.

Şimdi ise her şey detay olmuştu. Her şey ölçü, oran, zaman olmuştu.

Ve ben, ilk kez bir şeyin “tam istediğim gibi olmama” ihtimaliyle yüzleşiyordum.

Mutfağın sessiz öğretisi

Saatler ilerledikçe mutfak sessizleşti. Tencerenin sesi bile yavaşlamış gibiydi. İçimdeki hayal kırıklığı biraz durulmuş, yerini garip bir kabullenişe bırakmıştı.

Annem bir ara tekrar geldi. Kaşığı alıp karışımdan tadına baktı.

“Güzel olmuş,” dedi.

Ben şaşırdım. “Ama rengi koyu,” dedim hemen.

O ise omuz silkti:

“Renk her şey değil.”

O an içimde bir şey kırılmadı ama yumuşadı. Belki de ilk kez bir şeyin sadece görüntüsüne bakarak karar vermenin ne kadar eksik olduğunu düşündüm.

Yine de içimde küçük bir kırgınlık vardı. Çünkü ben mükemmeli istemiştim. Ve mükemmel dediğim şey, o anki gözümde açık renkli bir aşureydi.

Komşu kapısı ve karşılaştırmalar

Öğleden sonra komşumuz geldi. Elinde boş bir kap vardı. Her sene aşure paylaşırız. O da benim yaptığım aşureyi görünce duraksadı.

“Biraz koyu olmuş,” dedi.

İşte o cümle, içimdeki son kırıntı umudu da zorladı. Yüzümde istemsiz bir ifade oluştu. Ne hissettiğimi tam bilmiyordum: utanç mı, hayal kırıklığı mı, yoksa sadece yorgunluk mu?

Komşu fark etti sanırım, hemen ekledi:

“Ama tadı önemli, tadı güzelse sorun yok.”

Ama insan bazen sadece tadı değil, görüntüyü de önemser. Bunu o an çok net hissettim.

Karanlığın içindeki tatlı sürpriz

Akşam olduğunda aşure dinlenmişti. Tencerenin kapağını açtığımda yoğun bir koku yayıldı mutfağa. O koyu renk artık gözüme eskisi kadar kötü görünmüyordu.

İlk kepçeyi kaseye doldurduğumda annem sessizce izliyordu.

Tadına baktım.

Bir an durdum.

İçimdeki bütün hayal kırıklığı sanki o tatla birlikte eridi.

Çünkü beklediğimden çok daha derin, çok daha yoğun bir lezzet vardı.

O an şunu düşündüm: Belki de kuru incir aşureyi karartır mı? sorusu yanlış bir soruydu. Belki de doğru soru şuydu: “Karanlık görünen şeyler gerçekten kötü mü?”

Günün sonunda kalan his

Gece günlüğümü açtığımda elim biraz daha sakindi. Yazarken bile içimdeki duygu değişmişti.

“Bugün aşure yaptım. İncir yüzünden karardı diye üzüldüm. Ama sonra anladım ki bazı şeyler beklendiği gibi olmadığında bile güzel olabiliyor. Hayal kırıklığı yaşadım ama sonra içimde bir rahatlama oldu.”

Kalemi bırakırken mutfağa baktım. Tezgâhta boş kaseler, hafif yapış yapış bir tencere ve tatlı bir koku vardı.

Sonradan anlaşılan şeyler

Bunu da Okuyun: Kahve makinesi makinede yıkanır mı ?

Aradan günler geçti ama o gün aklımdan hiç çıkmadı. Her aşure konuşulduğunda aklıma aynı şey geldi. O koyu renk, o ilk hayal kırıklığı, sonra gelen kabul.

Artık biri bana “Kuru incir aşureyi karartır mı?” diye sorsa, sadece “evet” ya da “hayır” demiyorum.

Bir an duruyorum.

Çünkü biliyorum ki mesele sadece renk değil.

Mesele, o rengi nasıl karşıladığın.

Ve bazen en güzel tatlar, en beklenmedik koyulukların içinden çıkıyor.

“Kuru incir aşureyi karartır mı” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Pusulaajans ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexperbetexper.xyz