Kayseri’de Bir Akşamın Sessiz Sorusu: Köfte Hangi Ülkenindir?
Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda oturup günlüğüme yazdığım bir akşamdı. Hava serinlemiş, Erciyes’in üzerine hafif bir sis çökmüştü. Böyle akşamlarda çocukluğumdan kalan kokular daha belirgin gelir bana. Annemin mutfaktan yükselen yemek kokuları, mahalledeki eski fırının sıcak ekmek kokusu, sokakta oynayan çocukların sesleri… Hepsi geçmişten bir kapı açar gibi olur.
O gün günlüğümün başına oturduğumda aklımda tek bir soru vardı: Köfte hangi ülkenindir?
Belki basit bir yemek sorusu gibi görünebilir ama benim için o akşam çok daha fazlasıydı. Çünkü bazı yemekler sadece karın doyurmaz. Bazı tatlar insanın anılarını, ailesini, yaşadığı toprakları ve geçmişini de yanında taşır.
Bu sorunun cevabını ararken fark ettim ki aslında sadece bir yemeğin kökenini değil, insanların yemeklerle kurduğu bağı anlamaya çalışıyordum.
Bir Tabak Köftenin Bende Uyandırdığı Eski Anılar
25 yaşındayım ve uzun zamandır günlük tutuyorum. Bazen yaşadığım küçük olayları, bazen içimde kalan sözleri, bazen de kimseye anlatamadığım duyguları yazıyorum. Günlüklerim benim sessiz arkadaşlarım gibi. Onlara kızgınlığımı da mutluluğumu da saklamadan anlatıyorum.
O akşam da köfte meselesiyle ilgili hissettiklerimi yazmaya başladım.
Çünkü birkaç gün önce arkadaşlarımla oturduğumuz bir sohbette konu yemeklere gelmişti. Herkes kendi bildiği lezzetleri anlatıyordu. Sıra köfteye geldiğinde farklı yorumlar ortaya çıktı. Kimi köftenin Türklere ait olduğunu söyledi, kimi Balkanlardan geldiğini savundu, kimi ise Orta Doğu mutfağındaki benzer yemeklerden bahsetti.
İçimde garip bir duygu oluştu.
Bir yandan heyecanlandım çünkü dünyanın farklı yerlerinde aynı yemeğin farklı şekillerde yaşatılması çok etkileyiciydi. Diğer yandan biraz hayal kırıklığı hissettim. Çünkü yıllardır sofralarımızda gördüğümüz, bayramlarda, aile toplantılarında, özel günlerde yediğimiz bir lezzetin hikâyesinin bu kadar karmaşık olması beni şaşırtmıştı.
Ama sonra düşündüm: Belki de güzellik tam olarak burada saklıydı.
Köftenin İzinde: Tek Bir Ülkeye Sığmayan Lezzet
Köfte, bugün birçok ülkenin mutfağında kendine yer bulan bir yemektir. Özellikle Türk mutfağında köftenin çok önemli bir yeri vardır. Türkiye’nin neredeyse her bölgesinde farklı bir köfte çeşidi bulunur. Kayseri’de, Bursa’da, İzmir’de, Tekirdağ’da ve daha birçok şehirde köfte farklı isimlerle, farklı baharatlarla ve farklı pişirme yöntemleriyle karşımıza çıkar.
Ancak köftenin hikâyesi sadece Türkiye ile sınırlı değildir.
Etin baharatlarla şekillendirilip pişirilmesi, dünyanın birçok eski mutfağında görülen bir yöntemdir. Orta Asya’dan Anadolu’ya, Balkanlardan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada benzer yemek kültürleri gelişmiştir.
Bu nedenle “Köfte hangi ülkenindir?” sorusuna tek bir kelimeyle cevap vermek kolay değildir.
Ben bunu öğrendiğimde önce şaşırdım. Çünkü insan bazen sevdiği şeylerin net bir cevabı olmasını istiyor. Bir yemeğin karşısına geçip “Bu kesin olarak şuradan çıkmıştır” demek daha kolay geliyor. Fakat köftenin hikâyesi bana başka bir şeyi öğretti.
Bazı değerler bir ülkenin sınırlarına sığmaz.
Kayseri’de Bir Sofra ve Büyükannemin Köfte Hikâyesi
Bu konuyu düşünürken aklıma büyükannem geldi.
Geçen hafta ailece toplandığımız bir akşamda sofrada yine köfte vardı. Büyükannem her zamanki gibi mutfağın başında durmuş, elindeki kıymayı özenle yoğuruyordu. Onun yaptığı köftenin tadında farklı bir şey vardı. Belki baharatlarından, belki yılların tecrübesinden, belki de içine kattığı sevgiden…
Onu izlerken kendimi çocukluğuma dönmüş gibi hissettim.
Yanına oturup sordum:
“Babaanne, sence köfte hangi ülkenin yemeği?”
Bana gülümsedi.
“Evladım, yemeklerin de insanlar gibi hikâyesi vardır. Nereden geldiğini bilmek güzeldir ama kimlerin sevgisiyle büyüdüğüne bakmak daha önemlidir.”
Bu sözleri günlüğüme hemen yazdım.
Çünkü o anda içimde büyük bir rahatlama hissettim. Aradığım cevap belki de sadece tarih kitaplarında değildi. Belki cevap, bir annenin çocuğuna hazırladığı tabakta, bir büyükannenin yıllardır aynı tarifle yoğurduğu köftede, kalabalık aile sofralarında saklıydı.
Köfte Sadece Bir Yemek Değil, Bir Hafızadır
Bir yemeği değerli yapan sadece malzemeleri değildir. O yemeğin etrafında oluşan anılardır.
Ben Kayseri’de büyürken birçok sofraya oturdum. Misafir geldiğinde hazırlanan yemekleri gördüm. Bayram sabahlarında kurulan sofraları, akşam aile sohbetlerini, komşuların birbirine tabak gönderdiği günleri hatırlıyorum.
Köfte de bu anıların içinde hep vardı.
Bazen hızlı hazırlanmış bir akşam yemeği oldu, bazen büyük bir kutlamanın en güzel parçası. Bazen ekonomik bir sofrayı zenginleştirdi, bazen özel bir günün baş tacı oldu.
Bu yüzden köfte benim için sadece “hangi ülkeye ait?” sorusuyla açıklanabilecek bir yemek değil.
O, insanların birbirine bağlandığı küçük ama güçlü bir sembol.
Köftenin Türk Mutfağındaki Yeri ve Duygusal Bağı
Türk mutfağında köftenin çok özel bir yere sahip olmasının nedeni sadece lezzeti değildir. Köfte, geçmişten bugüne aktarılan bir kültürün parçasıdır.
Her bölgenin kendine özgü köftesi vardır. Bazısı daha baharatlıdır, bazısı daha yumuşaktır, bazısı ızgarada pişirilir, bazısı farklı malzemelerle hazırlanır.
Bu çeşitlilik bana her zaman umut verir.
Çünkü farklılıkların bir arada yaşayabileceğini gösterir.
Bir yemeğin birçok kültürde farklı şekillerde yaşaması aslında bir kayıp değil, büyük bir zenginliktir. İnsanlar tarih boyunca birbirlerinden etkilenmiş, yeni tatlar oluşturmuş ve sofralarını paylaşmıştır.
Bunu düşündüğümde içimdeki eski hayal kırıklığının yerini huzur aldı.
Çünkü artık köftenin sadece bir ülkeye ait olması gerektiğini düşünmüyorum.
Günlüğümde Kalan Son Cümle
O gece günlüğümün son sayfasına uzun uzun düşündükten sonra şu cümleyi yazdım:
“Köfte belki tek bir ülkenin sınırları içinde doğmadı ama birçok insanın kalbinde büyüdü.”
Bu cümleyi yazarken gerçekten mutlu hissettim.
Başta cevabını bulamadığım için biraz üzülmüştüm. Bir yemeğin hikâyesinin bu kadar geniş olması beni şaşırtmıştı. Ama araştırdıkça ve düşündükçe anladım ki bazı şeylerin değerini belirleyen kesin bir başlangıç noktası değildir.
Köftenin hikâyesi göçlerin, kültürlerin, ailelerin ve sofraların hikâyesidir.
Köfte Hangi Ülkenindir? Sorunun En Güzel Cevabı
Benzer Bir Yazı: KÖFN'in adı ne ?
Bugün biri bana “Köfte hangi ülkenindir?” diye sorsa artık eskisi gibi tek bir cevap vermeye çalışmam.
Türk mutfağında köftenin çok güçlü bir yeri olduğunu söylerim. Anadolu’da yüzyıllardır yaşatılan köfte kültüründen bahsederim. Aynı zamanda farklı coğrafyalarda da benzer lezzetlerin bulunduğunu anlatırım.
Çünkü gerçek şu ki köfte, yalnızca bir ülkenin değil, insanların ortak hafızasının parçasıdır.
Bir Kayseri akşamında balkonumda otururken başladığım bu düşünce yolculuğu bana çok şey öğretti. Bir yemeğin geçmişini araştırırken aslında insanların birbirine nasıl bağlandığını gördüm.
Bazen küçük bir tabak yemek, büyük hikâyeler anlatır.
Bazen sofradaki bir köfte, yıllar önce yaşamış insanların izlerini bugüne taşır.
Ve bazen basit görünen bir soru, insanın kendisiyle ve dünyayla kurduğu bağı yeniden keşfetmesini sağlar.
Benim için köftenin hikâyesi artık sadece “Köfte hangi ülkenindir?” sorusunun cevabı değil.
Benim için köfte; aile demek, geçmiş demek, paylaşmak demek ve aynı sofrada farklı hikâyeleri buluşturmak demek.
Belki de en güzel tarif, tam olarak budur.